Advert
Advert

BİR MEDYA YAPILANMASI VAR AMA KİMİN?

Yayınlanma Tarihi :
BİR MEDYA YAPILANMASI VAR AMA KİMİN?
Advert

 

Geçen hafta güneşli ama soğuk bir hava yaşadık. İzmir’den Aydın Ovası’na bakarken içimiz üşüdü, beynimiz yandı. Sonra düşündük: Yahu, ne hâllere, kimlere kaldık?

 

Bir tarafta eskiye dönebilmek için kırk takla atanlar… Diğer tarafta KHK’larla kamu görevinden ihraç edilen bazı isimlerin geçmişteki ilişkileri üzerinden hâlâ tartışma konusu olması… Bir başka tarafta ise eski alışkanlıklarından vazgeçemediği, mevcut liderine karşı siyasi hesaplar yaptığı ileri sürülenler…

 

Bir de mahkeme salonunda başka, mahkeme dışında başka konuştuğu düşünülen; ardından yine bildik üslubuyla açıklamalarına devam edenler var.

 

Dersin ha dersin… Ama bitiremezsin!

 

Son günlerde Aydın’da gazetecilerin gözaltına alınması, telefonlarına el konulması ve ardından serbest bırakılmaları gündemde. Elbette her adli sürecin hukuki bir zemini vardır. Ancak gazetecilik üzerindeki baskı iddialarını da görmezden gelemeyiz. Bugün sesler bastırılmış gibi görünebilir. Peki, yarın siyasi rüzgâr değiştiğinde bu ilişkiler ne olacak?

 

İzmir’de de benzer tartışmalar yaşandı. Çok uzak olmayan bir geçmişte, İzmir medyasında İZ bırakan bazı yapılanmalar konuşuldu. Şimdi birileri talimatla “Günel medya yapılanması” diyor.

 

Peki, gerçekten bir medya yapılanması varsa, asıl soru şu: Kimin güdümünde?

 

Günel medyası denilen yapı ne yazıyor, ne çiziyor? Tutuklu bir belediye başkanının kamuya açık paylaşımlarını ve açıklamalarını aktarmak mı, yoksa gizli bir yapılanmanın parçası olmak mı? Bu ikisi arasındaki farkı ortaya koymak gerekmez mi?

 

Madem öyle, Aydın’da var olduğu ileri sürülen ve ilişkileri tartışma konusu olan medya ağına da bakalım.

 

Kuşadası’ndaki ticaret odası seçimlerinde Aydın medyasının usta (!) kalemlerinin ne işi vardı? Gazetecilik faaliyeti miydi, yoksa başka ilişkiler mi söz konusuydu? Her şey yasal çerçevede ve beyanlarla yürüyorsa, bu soruların cevabı da açıkça verilebilir.

 

Peki, kamuoyuna yansıyan iddialardaki ödemeler neydi? İddialara göre, kim, hangi hizmet karşılığında ne aldı? Bu paralarla hangi harcamalar yapıldı, hangi borçlar ödendi? Bunlar suçlama değil, açıklığa kavuşturulması gereken sorular. Varsa belgeler, konuşması gereken de onlardır.

 

Bir de medya faaliyetlerine yaklaşık 30 milyon TL harcandığı yönündeki iddialar var. Otel konaklamaları, yemekler ve diğer organizasyon giderleri de cabası. Bu tutarın doğruluğu ve hangi harcamaları kapsadığı elbette belgelerle ortaya konulmalı.

 

Peki, dillerden düşmeyen iddialara göre Aydın’ın usta (!) kalemlerinin bu ilişkilerdeki rolü neydi? İsimler mi yazalım, yoksa iddialara konu olan yazışmaları da mı konuşalım? İlgili belgelerin yetkili mercilere sunulacağı ifade ediliyorsa, bundan sonraki değerlendirmeyi hukuk yapacaktır.

 

Bizim gördüğümüz şu: Medya ile siyasi ve ticari çıkarlar arasındaki ilişkiler konusunda ciddi sorular var. Geçmişteki bağlantılar, para trafiği ve olası koordinasyon iddiaları varsa bunların tamamı somut delillerle incelenmeli.

 

Birilerine bugün metin verenler, yarın aynı kişileri yalnız bırakabilir. Gücünü başkasının desteğinden alanların, o destek çekildiğinde ne yapacağını zaman gösterir.

 

İzmir semalarından Aydın’a bir hatırlatma: Kimse kendisini dokunulmaz sanmasın. Ama kimse de belgesiz iddialarla peşinen suçlu ilan edilmesin.

 

Çünkü mesele birkaç kalemin kime yazdığı değil, o kalemlerin hangi ilişkiler içinde hareket ettiğidir.

 

Bir medya yapılanması varsa, soralım: Kim finanse ediyor, kim yönlendiriyor ve kimin çıkarına çalışıyor?

mevcuttaki arkadaşların yaşamlarını harcamalarını da bir not edelim... İHBAR edelim … torbayı dolduralım- saçımızı at kuyruğu yapalım- fotoşop ile güzelleşelim- arkadan iş çevirelim … hepsine ok, ama devran döndüğünde ise sakın ha ağlamayalım...

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Advert

Yorum Gönder

Yorumlar