2015 yılıydı sanırım, Aydın'da düzenlenen bir deve güreşinin ardından basına düşen bir fotoğraf hafif yollu bir tartışma başlatmış, zamanın Aydın müftüsü rahmetli Ömer Kocaoğul'un malum fotoğraf ile ilgili tepkisi ulusal basına düşmüştü.
Köşe yazımın altında paylaşacağım bu fotoğrafı size betimleyeyim;
Deve güreşi meraklısı vatandaşlar arenanın etrafında sofralarını kurmuş rakılarını içerken güreşlerin başlamasını bekliyorlar. Adettendir, güreşlerden önce yapılan duayı hoca okumaya başlayınca bizim rakısını keyifle içen güzel hemşehrilerimiz büyük bir saygıyla derhal rakı kadehlerini masaya bırakıp avuçlarını hakka açıp amin dedikten sonra suratlarını elleriyle sıvazlayıp rakılarına devam ediyorlar. Enstantane bu.
Tabiatıyla, Aydın müftüsü rahmetli Ömer Kocaoğul sosyal ve yerel medyaya düşen bu ilginç foto manzaraya tepki gösterince mesele bir kaç ulusal basın yayın organında da yer buluyor. Rahmetli müftünün neden tepki gösterdiğini kestirmek güç değil. Bir hocanın alkol eşliğinde dua ettirmesinin sakıncasından, organizasyonu düzenleyenlerin özensizliğinden filan dem vurup epey bir eleştirmişti rahmetli müftü, mekanı cennet olsun.
O sıralar bu fotonun hikayesi böyle tezahür ederken vede pek tazeyken bir akşam vakti Büyükşehir Belediye başkanı Özlem hanım malum fotoyu telefonuma atıp bir kaç dakika sonra da aradı. O sıralar başkan hanım arar diye helaya, duşa filan telefonla girdiğim vakitler. Fırlayıp açtım tabi telefonu, şöyle buyurdu başkan hanım, "Önder attığım fotoyu gördün mü?. Bu fotoyu Fox Tv'deki Fatih Portakal'a yolla. Aydın'ın nasıl laik, aynı zamanda inançlı ve hoşgörülü insanların şehri olduğunu gösteren bir fotoğraf bu. Sen ne diyorsun?"
Fikrimi sorunca cevap verdim, "Benim, sizin ve Aydında ki çoğunluğa yakın insan için bu foto söylediğiniz anlamı barındırıyor olabilir. Ama rakı ve duanın aynı karede olmasından rahatsız olacak bir kesim vatandaş da muhakkak olur, bana kalırsa gerek yok" deyince başkan hanım bir kaç saniye düşündükten sonra kafasına yatmış olsa gerek " peki o zaman"" deyip, fikrine "ne kadar güzel düşünmüşünüz, harika bir fikir başkanım, müthiş olur" dememem sebebiyle de sanırım gıcık olup telefonu suratıma zavadanak kapatıvemişti.
Şimdi şöyle yapalım, filmi biraz tersten alalım.Bendeniz telefonum çalar çalmaz yalakalık modunu aktive edip başkan hanımın harika fikrini yalaya yuta övdükten sonra hayata geçirseydik ne olurdu. Evvela o zamanki başta AK Parti kadrolarının ve daha nice odakların müthiş eleştirilerine maruz kalınacakdı. Alkolü özendirme mi ararsınız, kutsal değerlere saygısızlık mi ararsınız tekmili birden. Tamam da bu eleştiriler Özlem hanıma yapışırmıydı, kesinlikle yapışmazdı. Bugün için eleştiriyoruz, görülüyor ki bir üç sene daha eleştireceğiz, 344 bin oyun iffeti hasebiyle kızgınız ve haklıyız. Ama doğruya doğru, o foto o gün paylaşılsa ardından "başkan hanım alkole özendiriyor, kutsal değerle saygısızlık yapıyor" deselerdi, "hadi oradan, ben hiç böyle şeylere şahit olmadım" derdim.
Bu anektodun sebebini çoktan anladınız. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel'in her mekan açılışında spontane bir refleksle söylenen, "Allah utandırmasın" cümlesinin abuk sabuk bir yere çekilmesine de biliyorum ve şahidim ki vatandaş, malum lafın kibarcasıyla "hadi oradan" diyor. AK Partili Büyükşehir başkanımız hanımefendiyi gönülden, hiç bir menfaatleri olmadan sevdikleri çok bariz olan medyacı arkadaşların bir anda müftü evlatlığı gibi mütedeyyin edebiyatına hiç girmeden direkt dincilik yapmaya çalışmaları Aydın'da tutmaz, örnekleri var tutmuyor. Aydın'da ilkokul seviyesinde yapılan algı çalışmaları reyting getirmiyor.
Lakin başka bir şey oluyor, başka bir şeye sebep oluyorlar farkındalar mı hiç sanmıyorum. Bir siyasi partinin seçmeni nasıl domine edilir, nasıl kenetlenir?. Bence iki ana yöntemle yapılır bu iş. Birincisi o siyasi parti kendi siyasi yöntemleri , söylemleri ve politikaları ile kendi seçmenini domine eder. İkincisi ise rakiplerinin yaptıkları ile seçmen partisinin arkasında domine olur. Aydın'da her ikiside geçerli, sosyal belediyecilik projeleri ile CHP'li belediyeler seçmenini domine edip rakip partilerden de seçmen transferine başlamışken, abuk sabuk trol saldırıları ile kenetlenme çok daha etkili hale geliyor.
Zihni Sinir tabiriyle, en ileri geri trollerin "CHP'li başkanlar maaşını nereye, ne kadar harcıyor, abovv alkole mi özendiriyorlar, anaa 15 yıl önceki twiti yakaladık" sallamasyonlarının vatandaşda karşılık göreceğini ummak bazılarının siyasetin yumuşak ğ'sinden bile anlamadıklarını ama daha önemlisi de Aydınlıyı hiç tanıyamamış olduklarını gösteriyor. Ne diyelim devam edin, vatandaş domine oldu hızla kenetleniyor, elinize sağlık.
Birilerinin kafası basar mı bilmem ama yinede söyleyeceğim. Bir şeyi sakın yapmayın be kardeşim, vatandaşın kutsalları, hassasiyetleri üzerinden menfaat devşirmeye kalkıp münafıklık yapmayın ayıptır, günahtır. Münafıklık yapanı önce sandık sonra Allah çarpar yada önce Allah sonra sandık çarpar. Sıralamaya takılmayın...

Yorumlar